Soma’daki Acı 8 Yıldır Dinmiyor

13 Mayıs 2022 - 15:12 'de eklendi ve 1 views kez görüntülendi.
resim

Manisa’nın Soma ilçesi, 13 Mayıs 2014’te yaşanan ve 301 maden işçisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan maden faciasıyla birlikte ‘Acıların kenti’ olarak tüm Türkiye’nin hafızasına kazındı. Facianın üzerinden geçen 8 yılın ardından geriye gözyaşları dinmeyen, hayalleri yıkılan, adalete olan güvenleri sarsılan aileler ve çocuklar kaldı.

Covid-19 salgını sebebiyle son iki yıldır ziyaretlere kapalı olan Soma Maden Şehitliği bu yıl kapılarını ziyaretçilere açtı.

Soma Maden şehitliğinde kimisi oğlunun, kimisi eşinin ve kimi çocuk ise babasının mezarı başında dualar ederek 8 yıl önceki acı ve hüznü tekrar yaşadı. Maden şehitliğini ilk ziyaret edenler Türkiye Maden İş Sendikası 1 Nolu şube yönetim kurulu üyeleri ile sendikalı madenciler oldu.

“BİZ HER YIL KABİR AZABI YAŞIYORUZ”

Şehit madenci İbrahim Duman’ın babası İsmail Duman eşi Seher Duman ile birlikte oğlunun mezarını ziyaret ederek, yaşadığı 8 yılı kısa cümlelerle ifade etmeye çalıştı.

8 yıldır sürdürdükleri adalet mücadelesinden bir sonuç bulamadıklarını ifade eden baba İsmail Duman şu ifadelere yer verdi: “Bizim için 8 yıl değil, 80 yıl geçti. Ağlaya sızlaya, içimizdeki acı her geçen gün büyüyerek arttı. Oğlum ve 301 madencinin katili olanlar dışarda rahatça gezerken, bir her yıl kabir azabı yaşıyoruz. Bizi savunan avukatlarımızı bile içeri aldılar. Onlar bizim sağ kolumuzdu. Şimdi haklarımızı kim savunacak. 8 yıldır konuştuk. Ama değişen bir şey olmadı. Ne olduysa ölenlere ve geride kalan ailesine oluyor. Bir oğlum vardı. Onuda maden cinayetine kurban verdim. Artık kimse hakkımı helal etmiyorum. Eğer oğlum yaşasaydı 8 yaşında çocuğunu görecekti. Oğlumun elinden bunu aldılar.”

Annesi Seher Duman ise 8 yıllık acıyı şu cümlelerle dile getirdi: “8 yıldır yaşadığımı acıyı bir ben birde Allah biliyor. İçimizdeki acı hiç dinmedi. Özellikle her 13 Mayıs günü o günkü gibi aynı şekilde yaşıyoruz. Bize bu acıyı yaşatanların ahirette iki elim yakalarında olacak.”

“ADALET ÇOCUKLARIMIZLA BİRLİKTE GÖÇÜĞÜN ALTINDA KALDI”

Maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Çolak’ın babası ve 301 Madenciler Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı İsmail Çolak, oğlunun mezarlığı ziyaret ettikten sonra yaşadığı acıyı şöyle ifade etti: “Her zaman söylediğim gibi bu yaşanan Cumhuriyet tarihinin en büyük işçi katliamıdır. Bu nedenle 8 yılın bizim için çok kolay geçtiği söylenemez. İlk günkü gibi acılarımız devam ediyor. 8 yıl boyunca adalet mücadelesi verdik. Ancak gördük ki adalette bizim çocuklarımız gibi madende göçüğün altında kaldı. Mahkeme heyetini, savcıları, Yargıtay üyelerini değiştirdiler ve bu katliama sebep olanları dışarı çıkardılar. Ancak hakkımız aramak için verilen kararı AYM’e taşıdık. Bu konuda da güvenimiz yok, ancak umudumuz var. Umudumuz gerçek adaletin yerini bulması. İşçi katliamına sebep olanlar dışarıda ellerini kollarını sallayarak gezerken,bizi savunan avukatlarımız cezaevine gönderdiler. Avukatlarımıza selam gönderiyorum. Umutlarını kesmesinler. Biz madenci aileleri olarak onların her zaman yanındayız.”

“BİZİM ACIMIZ HİÇBİR ZAMAN HAİFİLEMEYECEK”

Şehit madenci İlyas Yıldırım’ı iki çocuğuyla birlikte ziyarete gelen Zülfer Yıldırım ise şöyle konuştu: “Beni eşsiz, çocuklarımı ise öksüz bıraktılar. 8 yıl boyunca adalet aradıkda ne oldu. Her mahkeme salonunda acımız bir kez daha arttı. Verilen her kararda yıkıldık. Kimse bize ‘Hakkınızı helal edin’ demesin. Benim eşimi alan, çocuklarımız babasız bırakanlara hakkımı helal etmiyorum. Sanıyorlar ki 8 yıl sonra acımız hafifledi. Bizim acımız hiçbir zaman hafiflemeyecek. Çünkü eşim yanımda değil.”

Soma Maden faciasının yaşandığı 13 Mayıs tarihinde şehit madenci ailelerinin Soma Madenci Şehitliği’ne ziyaretleri gün boyunca devam ederken, şehitlikte ayrıca gün boyunca Kuran-ı Kerim okundu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.