SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

Köylülerden Taş Ocağı Tepkisi

Köylülerden Taş Ocağı Tepkisi
Bu haber 22 Eylül 2019 - 13:27 'de eklendi ve 54 views kez görüntülendi.

Manisa’daki Spil Dağı’nın eteklerinde bulunan bir taş ocağının çevreye ve tarım arazilerine zarar verdiği gerekçesiyle kapatılmasını isteyen mahalle sakinleri, taş ocağı önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel de destek verdi.

Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Yukarı Çobanisa ile Sancaklı Çeşmebaşı mahalleleri arasında çakıl ve mıcır üreten bir taş ocağının çevreye ve bölgedeki tarım alanlarına zarar verdiğini öne süren mahalle sakinleri, sivil toplum kuruluşu ve sendika temsilcileriyle birlikte, ocak önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel de destek verdi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Gediz Ovası’nın Türkiye’nin Çukurova ile birlikte en bereketli ovalarından biri olduğunu, söz konusu taş ocağının çevresindeki tarım alanlarında verimi olumsuz etkilediğini ileri sürerek, taş ocağının faaliyetlerinin durdurulması için mücadele başlatacaklarının altını çizdi.

CHP’li Özel yaptığı konuşmada, “Bugün memleketimizdeyiz. Belki de Çukurova ile birlikte en verimli ovasının Manisa Ovası’nın tepesindeyiz. Buraya Tarım Orman İş Sendikası yönetimi ve onların başlattığı inisiyatif sonucunda da Manisa’daki akademik odaların tamamı ve temsilcileri katkı vermeye geldiler. Burada bir mücadele başlayacak çağ dağında başladığı gibi şimdi Kaz dağlarında sürdüğü gibi Soma’da, Yırca’da zeytinlikleri koruyup termik santralleri geri püskürttüğümüz gibi bu mücadeleyi eğer halk ve muhtarlarımız sahiplenirse bu mücadele mutlaka kazanılacak. Bu mücadelede önce iyi ve yürekli hukukçulara ihtiyacımız var.”

“BU ADAMLAR ÖNCE YERİNİ ETTİLER ŞİMDİ CANIMIZI OKUYORLAR”

 CHP’li Özel, “Biz 9 sene önce belediye başkanlığı adaylığımız sırasında da bu taş ocağının kurulmasına karşı çıkmıştık. O zaman fiili bir durum yarattılar. Aslında milli park sınırları içerisine taştılar ama il genel meclisinin o dönemdeki başkanı, başkanlığı kaybedince kendisine sus payı olaraktan burayı verdiler. Fiili olarak burada çalıştılar ve yavaş yavaş burada yerlerini ettiler. Bizim Manisa’mızın yörük köylerinde bir laf vardır; “Önce yerini edeyim sonra canını edeyim”. Bu adamlar önce yerini ettiler şimdi canımızı okuyorlar. Ama bizim ve sendikanın sesi çıktıkça burada bir düzenleme yaptılar ve daha onun ihtiras süresi içindeyiz. Baromuz ve sendika buna itiraz edecekler. 60 gün süresi var bunun. Bu karar itirazımız edilirse buradaki faaliyet durur. Kabul edilmezse, kabul edilmeme kararına dava açacağız.  O dava dilekçesini verirken bütün köyün adliyede olması lazım. Özgür Özel, Ali Arslan adliyenin önünde diye bu şirketi durdurmazlar. Kasketli amcam, başörtülü teyzem, hacı amcam adliye önüne dikeldi mi bu şirket duruyor. Bunu böyle bilin. Sancaklı İğdecik’ten vatandaşlarımızda bu eyleme katıldı. Niye? Çünkü buranın tozundan onlar dahil zarar görüyor. Onların kirazları dahil zarar görüyor. Şimdi hep birlikte bugün bu mücadeleyi başlatacağız. İdari karara itiraz ettiğimizde örgütleyebilirsek valiliğin önünde de hep beraber eylem yaparak bu işletmeyi durduracağız. Bu işi sizin sahiplenmenizle olur. ”

Örgütlenmenin ve birlik beraberliğin önemine vurgu yapan Özel, “ Yırca köyünde köylüleri topladım bir akşam. Dedim ki 6 bin tane zeytin kesecekler ben bunu durduramam. Siz durduracaksınız. Yerden bir avuç çamur aldım kahvenin camına attım. Çamur dağıldı gitti. Sonra a çamuru tülbente sardım attım. Kahvenin camı kırıldı. Siz birlik olursanız önünüzde engel olmaz dedim. Karar verdiler. Birlik duracağız dediler, termik santrali 17 km öteye ittirdik.  O yüzden ben size hiç bir şey vaat etmiyorum. Hiç birimiz gücü buraya engel olmaya yetmez. Ama hepimizin yeter. Bugün buraya kim geldiyse evine döndüğünde etrafındaki 5 kişiyi bu işe karşı çıkmaya ikna edecek.”

“Bir sözümde kulağına gitmesi gerekenlere olsun. Burası bizim evimiz. Dünyanın en verimli toprakları sırtımızda. Zaman zaman milli ekonomimizin için değerli olduğunu söylüyorlar. Buradan çıkardıkları taş,  çakıl taşı. Buradan çıkacak taş Türkiye’nin her yerinden çıkar. Ama buranın, kirazını, üzümünü, zeytinini, pamuğunu hiçbir yerde yetiştiremezsin! Onun için biz buna itiraz etmeye ve doğa katliamını durdurmaya geldik.”

Geldiğimizde gördük ki burası gündüzleri çalışmıyor. 6 aydır bu şekildeymiş. Neden? Toz bulutu köyün üstünü kaplıyor, sizler fotoğrafını çekip şikayet ediyorsunuz diye gece çalışıyorlar.  Geceleri dozerin ışığı bile görünmüyor dumandan. Biz bugün buraya geleceğiz diye sulama sistemi kurmuşlar. Toz olmasın diye. Normalde burada böyle bir şey yok. O zaman burada birileri gözle zararı görünen ama size görünmeyecek bir iş yapıyor.

Burada tüm partilerden vatandaşlar var. Biz burada siyasi propaganda yapmıyoruz. Biz burada çocukların geleceğini, havamızı suyumuzu korumaya geldik. Mesir Macununun yapıldığı 41 çeşit ot var bir tek burada yetişiyor. Hafsa Sultan’ı iyileştiren mesir macunu Spil Dağı’nın eteklerindeki otlardan yapılmıştır. Milli parkın sınırlarını daraltmak demek, o otların üzerinde tepinmek demek. Bu maden olsun diye sınırı yukarı alıyorlar. Otlar ayaklar altında ezilip yok olacak. Bundan sonra ne mesir macunu, mesir macunu olacak ne de Manisa’nın meşhur üzümü öyle bir üzüm olacak.  Tüm değerlerimiz için direnmeye geldik.  Spil Dağı’nın sınırlarının daraltıldığı kararın iptal edilmesini istiyoruz.

İptal edilmediği takdirde hep birlikte mücadele edeceğiz. Mahkemeye de gideceğiz’’ dedi.

Tarım Orman Hayvancılık ve Çevre Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orman-İş) Genel Başkanı Şükrü Durmuş da Spil Dağı’ndaki taş ocaklarının insanların yaşam alanını hızla yok ettiğini iddia etti.

Tarım Orman-İş Genel Başkanı Şükrü Durmuş, “Burada olmamızın amacı, bir doğa katliamına sessiz kalmamamızdır. Buradaki taş ocağı, insanların yaşam alanlarını hızla yok etmekte ve her geçen gün kullanım alanını arttırmaktadır. Bu çevre katliamın biran önce durdurulabilmesi için yargı yolu da beraberinde olmak üzere ne yapılması gerekiyorsa yapacağız. Binlerce dönümlük bağlar, zeytin ağaçları, meyve ağaçların yanı sıra bölgede çakıl ve mıcır faaliyetini yürüten şirketlerin, Spil Dağı bölgesinde bulunan Milli Parklar sahasına da girerek koruma altında bulunan ormanlık alanda büyük ölçüde doğa katliamına yol açmışlardır. Köylülerin talebi üzerine biz Tarım İş Orman Sendikası olarak yıllarca doğa mücadelesi yürüttüğümüz kardeş örgütlerle birlikte buradaki sürece ortak olma ve konuyu yargıya taşıma sürecini başlattık. Bu nedenle sendikamızla birlikte mücadele eden Türk Tabipler Birliği, Barolar Birliği ile birlikte teknik bir heyet oluşturduk. Oluşturduğumuz heyetle bu madenin bölgede yürüttüğü faaliyet sonucu gerek tarım alanlarına gerekse insan sağlığına yönelik olası etkilerini tespit edip bunları bir rapora dönüştürmek ve bu raporu da yargıya taşımak üzere buradayız. Basın açıklamasından  sonra sahada teknik heyetimiz inceleme yapacak düzenleyecekleri tektik raporunu Manisa Barosuna sunacak.Biz buradaki hukuk mücadelesinde sonuna kadar bulunacağız. Burada yaşayan vatandaşlarımızın rahat bir ortamda nefes alabilmeleri için ne gerekiyorsa yapağız.” Dedi.

Ellerindeki dövizlerle taş ocağını protesto eden mahalle sakinleri yapılan açıklamanın ardından dağıldı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER