SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

AYM İptal Kararının Gerekçelerini Açıkladı

AYM İptal Kararının Gerekçelerini Açıkladı
Bu haber 18 Kasım 2020 - 13:49 'de eklendi ve 109 views kez görüntülendi.

Bağımsız Maden-İş Sendikası öncülüğünde Manisa’nın Soma ilçesinde 2019 yılı Ekim ayında yürüyüş başlatan bir grup maden işçisi 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yer alan ‘Şehirlerarası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez’ hükmüne göre önce Soma ilçesinde, ardından Kırkağaç ilçesinde engellendi.

Yaşanan olayların ardından Bağımsız Maden-İş Sendikası, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yer alan ‘Şehirlerarası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez’ hükmünün iptali için Manisa 1. İdare Mahkemesi’ne itirazda bulundu.

Bağımsız Maden İş Sendikası’nın itirazını kabul eden Manisa 1. İdare Mahkemesi, davada uygulama konusu olan 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Şehirlerarası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez.” ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Manisa 1. İdare Mahkemesi’nin başvurusunu Eylül ayı başında gündeme alan Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi.

AYM’NİN KARARINA RAĞMEN YİNE YÜRÜŞLERİNE İZİN VERİLMEDİ

AYM’nin Eylül ayında verdiği iptal kararına rağmen, 14 yıldır tazminatlarını alamayan Somalı tazminat mağduru madencilerin geçtiğimiz Ekim ayında başlattığı Ankara yürüyüşe yine izin verilmedi.

Manisa Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun pandemi sebebiyle yürüyüşe izin vermezken somalı Tazminat mağduru madenciler Ankara’ya gerçekleştirdiği yürüyüşte jandarma tarafından gözaltına alınmıştı.

AYM GEREKÇELİ KARARI AÇIKLADI

AYM Eylül ayında oy çokluğuyla verdiği iptal kararının gerekçesini kendi web sitesi üzerinden açıkladı.

AYM’nin verdiği gerekçeli iptal kararında şu ifadelere yer verildi;

“Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, bireylerin düşünce açıklamalarında bulunmak amacıyla açık veya kapalı mekânlarda bir araya gelebilme serbestisini korumaktadır. Söz konusu hak, ifade özgürlüğü ile birlikte demokratik toplumun temelini oluşturmaktadır.

Dava konusu kural, şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceğini öngörmek suretiyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını yer yönünden sınırlamaktadır.

Anayasa Mahkemesi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının yer yönünden sınırlandırılmasına ilişkin temel yaklaşımını, 2911 sayılı Kanun’un 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Genel yollar …” ibaresinin iptaline karar verdiği 28/9/2017 tarihli ve E.2014/101 ve K.2017/142 sayılı kararında ortaya koymuştur.

Anılan kararda toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırmasının kaçınılmaz olduğu, genel yolların farklı amaçlarla kullanımının, farklı özgürlüklerin çatışmasına yol açabileceği, ancak temel hak ve özgürlüklerin çatışması durumunda özgürlükler arasında makul bir denge kurularak mümkün olduğu ölçüde her ikisinin de korunduğu bir yolun benimsenmesi gerektiği, bu bağlamda genel yollarda toplantı düzenlenmesinin bu yolları kullanan kişilerin seyahat özgürlüklerini kısıtlamasının, otomatik olarak bu yollarda toplantı yapılmasının yasaklanmasını gerektirmeyeceği belirtilmiştir.

Trafik düzeninin aksaması kamu düzenini ve diğer bireylerin seyahat özgürlüğünü etkiler. Bu itibarla kuralla getirilen sınırlamanın meşru bir amacının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Gösteri yürüyüşünün yapılacağı güzergâh belirlenirken trafik düzeninin aksamamasına mutlak bir üstünlük tanınması, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile kamu düzeni ve başkalarının hak ve özgürlükleri arasındaki dengenin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aleyhine orantısız bir şekilde bozulması sonucunu doğuracaktır. Zira Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarında da işaret edildiği üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmaz olup demokratik toplumda bunun hoşgörüyle karşılanması gerekir.

Yürüyüşün yapılacağı mekânın belirlenmesinde başkalarının hak ve özgürlüklerine mutlak bir üstünlük tanınması durumunda, sadece belirli yerler gösteri yürüyüşü güzergâhı olacak, geri kalan yerler ise mutlak olarak yasaklanmış alan sayılacaktır. Oysa bazı durumlarda gerçekleştirilecek yürüyüşlerin muhataplarını etkileyebilmesi bakımından düzenlendiği mekânın, seçilen güzergâhın büyük bir önemi bulunmaktadır. Demokratik bir toplumda zorlayıcı bir neden bulunmadıkça kişilerin gösteri yürüyüşünü düzenleyecekleri mekanı seçebilmeleri gerekir.

Bir yerde gösteri yürüyüşünün düzenlenmesi nedeniyle trafiğin aksaması gündelik yaşamı aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırıyorsa anayasal ilke ve kurallara uygun davranılması şartıyla söz konusu hakkın sınırlanması mümkündür. İtiraz konusu kuralda ise zorlaştırmanın boyutuna yönelik herhangi bir düzenleme öngörülmeksizin şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşünün düzenlenmesi kategorik olarak yasaklanmaktadır. Bu itibarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına getirilen sınırlamanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir sınırlama olmadığı değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER