SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

Facianın sorumlularına erken tahliye tepkilere neden oldu

Facianın sorumlularına erken tahliye tepkilere neden oldu
Bu haber 10 Nisan 2020 - 15:21 'de eklendi ve 115 views kez görüntülendi.

AKP ve MHP’nin ortak hazırladığı ve TBMM’nin gündeminde bu hafta görüşülecek olan infaz düzenlemesinden 301 madencinin hayatını kaybettiği Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan maden faciasının tutuklu sanıklarının da faydalanması tepkilere sebep oldu.

SOMA FACİASI TUTUKLULARININ ERKEN TAHLİYELERİ GÜNDEMDE

301 maden işçinin ölümüyle sonuçlanan faciayla ilgili davada ceza alan tutuklu sorumluların infaz düzenlenmesinin yasalaşması halinde 6 yıl erken tahliye olmaları gündeme getirdi.

Meclisteki infaz düzenlemişiyle birlikte Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru ve İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı’nın aldıkları 22 yıl 6 aylık hapis cezasının infazı 11 yıl 3 aya düşecek ve bir defaya mahsus uygulanacak 3 yıllık denetimli serbestlikle birlikte cezaevinde geçirecekleri süre 8 yıl 3 aya inmiş olacak. Yaklaşık 6 yıldır cezaevinde olan Ramazan Doğru ve İsmail Adalı’nın yeni düzenleme sonrasında 2022 yılının haziran ayında tahliye olması bekleniyor.

Faciada 18 yıl 9 ay hapis cezası alan ve hala cezaevinde olan İşletme Müdürü Akın Çelik ve maden mühendisi Ertan Ersoy’un infazı ise yaklaşık 9 yıl 4 aya düşüyor. Çelik ve Ersoy’un hapishanede geçireceği süre, bir defaya mahsus uygulanacak 3 yıllık denetimli serbestlikle 6 yıl 4 aya düşecek. Yaklaşık 6 yıldır hapiste olan Çelik ve Ersoy, 2020’nin sonbaharında cezaevinden çıkması bekleniyor.

“ANAYASA İHLAL EDİLEREK KISMİ AF DÜZENLEMESİ YAPILIYOR’’

Soma maden faciası davasında mağdur madenci alilerinin avukatlığını yapan Can Atalay, yeni infaz düzenlemesinde facianın tutuklu kişilerine cezai indirim uygulanmasının kabul edilebilir bir durum olmadığın ifade etti.

Avukat Atalay Sözcü’ye yaptığı açıklamada,

“Yeni infaz düzenlemesiyle cezaları çok düşüyor. AKP ve MHP ittifakı uzun süredir isteği af düzenlemesini, corona virüsü bahane ederek nitelikli bir çoğunluğu sağlayarak meclisten geçirmek istiyor. Buna kısmi af diyorlar. Başta Soma olmak üzere Milas’ta ölen 3 maden işçisinin sorumluları, Ermenek’tekiler, Çorlu tren kazasının sorumluları, Ankara tren kazasının sorumluları, Aladağ’da bir kız çocuğunu göz göre göre ölüme gönderen Süleymancılar ve onlara göz yuman kişiler bu aftan yararlanıyor. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Türkiye’de genel bir af düzenlemesi konusu konuşulabilir. Konuşulmasına ihtiyaçta vardır. Ancak salgın hastalık gerekçesiyle önlem alınacaksa bu iş böyle yapılmaz. Eğer genel af konuşulacaksa oda böyle yapılmaz. Corana virüsü bahanesiyle Anayasa ihlal edilerek kısmi af düzenlemesi yapılıyor. Bunu kabul edemeyiz. Böyle bir düzenleme toplum vicdanına sığmaz’’ dedi.

“MADENCİ AİLELERİNİN ACILARINI AĞIRLAŞTIRACAK’’

Manisa Baro Başkanı Ali Arslan yaptığı açıklamada, facianın tutuklu sanıklarına indirim sağlayacak düzenlemenin mağdur madenci ailelerinin acılarını daha da ağırlaştıracağının altını çizdi.

Baro Başkanı Arslan, “Soma’da 301 madencinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan o faciada zaten yerel mahkemede sanıklar hakkında kamuoyunun da beklediği bir cezalandırma sürece gerçekleşmedi. Aslında ‘kasten adam öldürme’ suçundan cezalandırılmaları istenirken ‘taksirle ölüme sebebiyet vermekten’ kaynaklı haklarında bir ceza verildi. İstinafta bunları onayladı ve süreç Yargıtay aşamasında. Bu süreçte sanıkların affına yönelik infaz yasasında düzenleme yapılması, aslında zaten madenci ailelerinin çekmiş olduğu ızdırabı ve acıyı hafifletmeyecek, tamamen daha da ağırlaştıracaktır. Çünkü sanıklar infaz yasasının çıkmasının ardından çok kısa bir sürede tahliye edilmeleri ile karşı karşıya kalacaklar’’ dedi.

“SİSTEM ÜZERİNDE SÜREKLİ OYNAMA YAPILMAMALIDIR’’

Baro Başkanı Arslan açıklamasında, geçmişte çıkarılan af veya infaz düzenlemeleri ile suç işleyenlerin dışarı çıkarıldığının altını çizerek, “Corona virüsü çıkmadan önceki süreçte de infaz yasası veya farklı bir şekilde cezaevlerinin boşaltılması düşünülüyordu. Şimdi bu düşünce virüs bahane edilerek yerine getirilmiş oluyor. Devletin görevi her zaman suç işleyenin hak ettiği cezayı çekmesini sağlamaktır. Devletin gücü bunu sağlamak durumundadır. Zaman zaman çıkarılan aflar veya infaz yasalarında yapılan değişikliklerle suç işleyen kişilerin tahliye edilmeleri sonraki süreçte suç oranlarını artırmaktadır. Bu nedenle ceza infaz sistemi kalıcı hale getirilmelidir. Sistem üzerinde sürekli bir oynama yapılmamalıdır. Eğer cezaevlerinde doluluk oranı yüksek ve bu yükseklikten kaynaklı olarak infaz yasasına bağlı düzenlemelerle cezaevleri boşaltılacaksa kamuoyu vicdanı daha çok yaralanacaktır’’ dedi.

“ASIL AMAÇ BELLİ KİŞİLERİN DIŞARI ÇIKMASINI SAĞLAMAK’’

Baro Başkanı Arslan, infaz düzenlemesindeki amacın belli kişilerin dışarı çıkmasını sağlamak olduğunu ifade ererek, “Amaç cezaevlerini boşaltmak gibi algılatılmak istense de, asıl amaç belli kişilerin dışarıya çıkmasını sağlamak. Eğer cezaevleri doluysa, bu cezaevlerini rahatlatacak altyapıyı hazırlamak devletin görevidir. Facialara sebep olan kişiler affedilirken, cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, düşünce suçlusu gazeteciler, siyasiler, avukatlar sudan sebeple yine cezaevlerinde kalmaktadır. Suç işleyen bir kesime gizli af getirilirken, bir başka kesime ise cezalandırmanın yolu açılmak istenilmektedir. Meclisteki infaz düzenlemesinin yasalaşma sürecinde bu eksiklerinde giderilmesi gerekir’’ şeklinde konuştu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER