SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

CHP’li Tekin, “Su Ve Gıdanın Sürdürülebilirliği ile Güvenirliliği Sınavını Vereceğiz’’

CHP’li Tekin, “Su Ve Gıdanın Sürdürülebilirliği ile Güvenirliliği Sınavını Vereceğiz’’
Bu haber 28 Mart 2020 - 14:55 'de eklendi ve 205 views kez görüntülendi.

CHP İl Başkan Yardımcısı ve Tarım komisyonu üyesi Erol Tekin yaptığı yazılı açıklamada, dünyada ve Türkiye’de her geçen vaka sayısı artan corona virüsü sebebiyle artık suyun ve gıdanın sürdürülebilirliği ve güvenirliliği konusunun sorgulandığı sınavın verildiğini ifade etti.

“YETERİ KADAR KORUYORMUYUZ’’

CHP İl Başkan Yardımcısı ve Tarım komisyonu üyesi Erol Tekin yazılı açıklamasında ilk olarak suyun ve gıdanın öneminden bahsederek,

“21.yüzyılda Çin’de meydana gelen Salgın bir hastalık (COVİD 19) ülkemizde ve Dünyada Su ve Gıdanın sürdürebilirliği ve güvenirliliğinin sorgulandığı bir sınav olmaktadır.

Burada, şu anda; Sağlıklı – korunan Su kaynakları mı, Güvenilir- Yeterli Gıda kaynakları mı diyeceğiz, yoksa insan yaşamı, doğa ve gelecek kuşakları hiçe sayıp yok olmasını mı seyredeceğiz. Doğal olarak tabii ki insan yaşamı ve gelecek kuşaklarımız için sağlıklı-korunan su kaynakları, güvenilir –yeterli gıda demek zorundayız. Gelecek kuşaklarımız için acaba yeterince de olsa bunları koruyormuyuz?

İnsan yaşamının devamı için “Su” kilidi açan bir maddedir.

Su, canlıların yaşamlarını sürdürmesi için olmazsa olmaz, hayati bir maddedir. İnsan vücudunda su bulunmayan bir kısım yoktur. Bu nedenledir ki insan vücudunun yüzde 10’luk bir oranda su kaybetmesi fonksiyonel bozukluklara sebep olurken bu kayıp yüzde 15-20‘lere ulaştığında ölümler ortaya çıkabilmektedir.’’

“SU KAYNAKLARI GİDEREK AZALIYOR’’

CHP İl Başkan Yardımcısı ve Tarım komisyonu üyesi Erol Tekin, son yıllarda hükümetin uyguladığı yanlış politikalar sebebiyle su kaynaklarını giderek azalmaya başladığını ifade etti.

CHP’li Tekin yazılı açıklamasında,

“Yeryüzündeki suyu etkin kullanan toplumlar haline gelmek istiyorsak içilebilir (tatlı su) suyun muhafaza edilmesi konusunda bir strateji belirleyerek devreye sokulması çok önem arz etmektedir. Dünya genelinde su ihtiyacı 2050 yılına kadar yüzde 55-60 oranında bir artış göstermesi beklenmektedir. Buna rağmen dünya nüfus artışı ve küresel ısınma nedeniyle içilebilir su kaynakları giderek azalmaktadır. Bu azalma doğal olarak (küresel ısınma) olduğu gibi yanlışlarla dolu hükümet politikaları(Kanal İstanbul-Doğu Karadeniz’deki HES’ler, Batı Anadolu’daki JES’ler) ile de çok hızlı artmaktadır. Dünya genelinde yaşanan küresel ısınma, iklim değişikliği, bilinçsiz su tüketimi, uygulanan yanlış siyasi politikalar etkisiyle kuruyan göller, kötü su yönetim politikası ile su kaynaklarında ciddi oranda azalmaya neden olmaktadır. Maalesef Ülkemiz, su kaynakları bakımından kendine yetebilen konumdan çıkmış 2000’li yıllarda Su fakiri ülke konumuna gelmiştir.

Halihazırda sürdürülebilirliği olmayan HES projeleri, barajlar, havzalar arası su transferleri tarımda yüzde 70-75’lık payla yanlış ve kontrolsüz su kullanımı(Güneydoğu Anadolu’da vahşi sulama ile çoraklaşan(kireç) topraklarda olduğu gibi), Kentsel büyümelerin kontrolsüz olarak artarken içilebilir su ihtiyacının bir sorun haline gelmesi( Tarıma desteğin yok denecek seviyeye getirilmesi sonucunda köylerin tarımdan uzaklaştırılması),kirlenen su kaynakları (Çevreye, doğaya karşı duyarlı olmayan hükümet politikaları) ,Büyük ölçekli sanayi yatırımlarının plansız ve programsız olarak çok yoğun olarak yapılması) ,JES’ler ve Madencilik faaliyetleri sulak alan ekosistemlerini doğrudan etkilemekte ve su kaynaklarının azalmasına bazen yok olmasına ve kirlenmesine neden olmaktadır.’’

 “SÜRATLA TARIM POLİTİKASI OLUŞTURULMASI GEREKİR’’

CHP’li Tekin açıklamasında gıdanın da öneminden söz ederek,

“Gıda ise vücudumuzun metabolizma faaliyetlerinin düzenlenmesinde gerekli olan gıda bileşenleri olup, vücudumuzda aksayan kısımların onarım ve yapımında önemli görev üstlenen ve enerji ihtiyacının karşılanmasında görev üstlenen maddeleridir. Küresel ısınma, kuraklık, su kıtlığı, tarımsal üretim kayıpları sonucu biyolojik çeşitlilikte azalma meydana getirmektedir.

Bütün Dünya’da etkili olan COVİD-19 salgını bize göstermiştir ki ithalata dayalı bir tarım politikası uygulayan mevcut iktidarın ülkemizde hiçbir şeye çare olmayan tarım politikasından vazgeçilerek Devletçilik ilkesinin gösterdiği anlamda bir Tarım Politikasının süratle oluşturulması şarttır. Tarım arazilerini koruyan, kısıtlı su varlığımızı ekonomik kullanmaya teşvik eden, ürün çeşitliliğini ve üretim miktarında artış sağlayan ve sürdürebilir tarımsal üretim planlamasına acilen gidilmelidir. İthalata dayalı değil, yeterli-planlı ve yerli üretim ile tarımsal(bitkisel ve hayvansal) üretimimizin sağlanması yoluna gidilmelidir.

Tarımda ve dolayısıyla Gıda’da sürdürebilirlik; Tarımsal ve Hayvansal üretimin ülke genelinde gerçekçi planlı ve programlı çalışmalar ile yapılmasını sağlamak, yapılan üretim ile halkın ihtiyacını karşılamak, mücbir durumlarda kullanılmak üzere gıda stoklarını hazır bulundurmak, fazla olan üretimin ise milli gelirin arttırılması için ihracata verilerek ülke refahını sağlamaktır.

Sonuç olarak; Tarımda ve Tarıma dayalı sanayide yeterli ülke konumuna yeniden gelmek zorundayız. Elimizdeki fırsatları en iyi şekilde değerlendirip Türkiye Cumhuriyetinin geleceği için kullanmalıyız.’’ İfadelerini kullandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER