SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

Faciada Suçlu Kim Belli Değil…

Faciada Suçlu Kim Belli Değil…
Bu haber 20 Haziran 2018 - 20:19 'de eklendi ve 169 views kez görüntülendi.

Yaklaşık 3 senedir Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasının 5’i tutuklu 51 sanıklı ceza davasında karar öncesi savunmalar alınmaya devam ediliyor. Ceza davasının birinci gününde müşteki avukatlarının ardından  tutuklu sanıklar Soma Kömürleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan ve şirketin Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun savunmalarını yaptı. Davanın birinci gününde olduğu gibi ikinci gününde madenci şehidi yakınları fazla ilgi göstermedi.

Davanın 2.’inci gününde tutuklu sanıklardan İşletme Müdürü Akın Çelik’i 230 sayfalık savunmasını mahkeme başkanına slayt eşliğinde yaptı. Tutuklu sanık Çelik mütalaaya karşılık yaptığı savunmada, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Madendeki sensörlerin bozuk olup gerekli tedbirlerin alınıp alınmamasına, madendeki havalandırma sistemiyle alakalı teknik bir sunum yapan Çelik, sensörler ve havalandırmalar ile ilgili üzerine atılan suçlamaları kabul etmedi. Çelik savunmasında ayrıca, kendisinin bile olayın nasıl geliştiğini hala anlayamadığını belirterek, “Bu işin böyle olabileceğini düşünemedik. Ben halen ne olduğunu bilmiyorum. Bir çoğumuz öngöremedik. Halende öngörebilmiş değiliz. Bu metan, çamur yanması veya başka bir şey olması ihtimalı olan bir yer değil. Öyle bir noktaki, bunu çöze bilmişte değiliz. B panosu metan riski olmayan bir bölge. Kömür yangını riski veya kömür posası riski her ölçüm bölgesinde olabilecek risktir. Fakat biz buna tedbir almıyor değiliz. Alınan tedbirler var’’ diye konuştu.

Çelik’in ifadesini ardından davaya diğer tutuklu sanıklar İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı ve Maden Mühendisi Ertan Ersoy’un savunmalarının alınması üzerine 15 dakika ara verildi.

Soma Maden Faciası’nın 22.’inci duruşmasının 2.’inci gününde tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam ederken müşteki avukatlarından Nergiz Tuğba Arslan, duruşmanın gidişatı ile ilgili açıklamada bulundu.

“HER SANIK ‘BEN BU MESELEDE SORUMLU DEĞİLİM’ DİYOR’’

Avukat Arslan yaptığı açıklamada, tutuklu ve tutuksuz sanıkların verdikleri ifadelerde suçu üstünden atmaya çalıştığının altını çizerek, “Bu celsede savcılık mütalaasına karşı bizler beyanda bulunduk. Katılan vekiller olarak. Sonra esasa ilişkin sanık savunmalarına geçildi. Şirketin patrona Can Gürkan çok kısa bir konuşma yaptıktan sonra sonrasında tekrar bir savunma yapacağını söyledi. Şirket genel müdürü Ramazan Doğru dinlendi. Doğru  görev sorumluluklarına gerçekten farkında olmasına rağmen nasıl bir şekilde bu meselelerin tamamını üzerinden atmak istediğine dair bir savunma yaptı. Değişen heyetle gelen mahkeme başkanı dosyaya sonradan dahil olmasına rağmen sorduğu sorularla ikna olmadığını bize gösterdi. Karşısında kendisini sorumlu olmadığını söyleyen bir sanık var. Ancak kimin sorumlu olduğuna dair bir şey yok. Çok ilginç bir durumdayız. Konuşan her sanık ‘Ben bu meselede sorumlu değilim. Benim altımdakiler sorumludur’  diyip işin içinden çıkıyorlar’’ diye konuştu.

“HAYATINI KAYBETMİŞ MÜHENDİSLER SORUMLUYMUŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR’’

Av. Arslan açıklamasında tutuklu sanıkların ifadelerine göre faiciada hayatını kaybetmiş mühendislerin suçluşmuş gibi gösterilmek istendiğini belirterek, “Aslında dinlenen üç sanık ve özellikle İşletme Müdürü Akın Çelik’in söylediklerinin birbiriyle çeliştiği ortada. Savunmalarda özellikle bir isim vermeme konusunda çok ısrarlı ve kararlı bir şekilde tavır aldıklarını görüyoruz. Kendi üstlerini isimlerini vermeme konusunda daha hassaslar. Mesela havalandırma mühendisinin ismi rahatlıkla işletme müdürü tarafından telafuz edilip  sade o sorumluymuş gibi lanse edilebiliyor. Bu konuda çok rahat ve pervasızca davranabiliyorlar. Ya da hayatını kaybetmiş mühendisler  her şeyin sorumlusu olarak gösterilebiliyor. Bu anlaşılabilir bir şey. Başından beri stratejide kimse asla ve asla olanı anlatmadı. Yargılanan tüm sanıklar bu madende ne olduğunu başından beri farkındalar. Dosyada kapsamıda bunu gösteriyor. Belgeleriyle gösteriyor. ‘Bu madende çok büyük facia yaşanabilir’ sözleri bu sanıklara ait. Bunlar hiç yokmuş gibi davranıp sanki burada ‘Öngörülemez. Allah katından gelen’ başka bir şekilde bir şey olmuş ve öngöremedik diyorlar. Savunma stratejisine hala devam ediyorlar. Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Bizce her şey açıklığıyla ortaya konulmuş durumda’’ dedi.

“24 HAZİRAN DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRİR’’

24 Haziran seçimlerinin davanın seyrini nasıl etkileyeceğine dair de konuşan Arslan, “Bu tür toplumsal davalar her ne kadar işçi ölümleriyle ilgili olduğunu düşünsek de aslında bir siyasi boyutu vardır. Özellikle bu dosyada yargılanan sanıklar, bunun siyasi boyutu, devlet katında idari boyutu var. TKİ, Enerji Bakanı vs. Burada büyük bir sermaye dönüyor, aynı zamanda bir devlet politikası. Bu anlamda elbette ki bu davanın siyasi boyutunun olmadığını söyleyemeyiz. Seçimler etkiler mi? Mümkün. Özellikle 24 Haziran sonrasına devam ediyor olması bu nedenle midir bilemeyiz. Ama 24 Haziran ‘da yapılacak seçimler sonucunda başka bir rüzgar eserse emin olun buradaki kararı da etkileyebilir. Çünkü bu yargılama faaliyeti boyunca değişen duruşma savcıları, yargılamayı başından beri takip eden ve etkili bir şekilde dosyaya vakıf olan heyetin HSK kararı ile gönderilip yerine bu heyetin getirilmesi, siyasi müdahalelerdir. Bunlar doğal yargıç ilkesine aykırıdır. Biz bunları yaşadık. Şuan ki heyetin nasıl karar vereceği konusunda önden bir şey söylemek mümkün değil. Ama elbetteki ülkenin siyasi konjonktürü ve verilmesi gereken karar konusunda mutlaka baskı altında hissediyorlardır kendini” dedi.

Eğer ilk turda seçim sonuçlanırsa başka bir hava eseceğini belirten Arslan, “Burada kritik olan mahkemelerin adil bir karar almaya yaklaşabilmesi için en önemli şey kamuoyun ilgisi, baskısıdır. Bu dava başladığında herkesin yüksek perdeden ‘unutursak kalbimiz kurusun’ sözünü hatırlatmak gerekiyor. Buradan etkili bir karar alınmasının yolu ilk günkü gibi bu mahkeme salonunun doldurulması bu da yetmez dışarının doldurulması. Ancak ve ancak bu şekilde etkili karar alınabilir” diye konuştu.

SOMA DAVASININ 22. DURUŞMASI YARINA ERTELENDİ

Soma Maden Faciası’nın Akhisar Agır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın 2.’inci gününde sabah saat 09.00’da başlayan dava saat 17.00’ye kadar sürdü. Duruşmanın ikinci gününde sabah saatlerinde Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin İşletme Müdürü Akın Çelik’in savunması alınırken, öğleden sonra İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı’nın savunması alındı.

Mahkemede savunmasını yapan İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, ‘Kazanın öngörüldüğü ve önlem alınmadığına’ yönelik iddialara yanıt vererek, “Ben bu iddialara kabul etmiyorum. Neden kazanın olabileceği önlemlerin alınmadığı bir madende çalışmak istiyeyim ki. Kesinlikle kazanın geleceğini biliyorduk ve önlem alınmıyordu gibi bir şey söz konusu olamaz. Hala kazanın neden kaynakladığına yönelik bir sonuç yok. Benim kazayı öngördüğüm gibi bir durumda yok. Ayrıca 2009 yılından kazanın olduğu güne kadar benim görevim belliydi. Hiçbir değişiklikte olmadı. Benim madendeki görevim üretimden ve teknik sorumlu oluydum. Sadece kağıtta işletme müdür yardımcısı olarak görülüyordum. Ancak fiili olarak çalışıyordum. Süreklide üretimle ilgilendim. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum’’ diye konuştu.

İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı’nın ifadesini ardından mahkeme heyeti davayı 21 Haziran Perşembe günü saat 09.00 erteledi. Yarın görüleşecek duruşmanın 3.’üncü gününde tutuklu bulunan maden mühendisi Ertan Aksoy’un savunması ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Can Gürkan’ın ek savunması yapması dinlenecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER