SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

Seçim Öğrenciyi’de Vurdu

Seçim Öğrenciyi’de Vurdu
Bu haber 04 Haziran 2018 - 23:02 'de eklendi ve 125 views kez görüntülendi.

Bu yıl yapılacak olan üniversite sınavı 24 Haziran seçimlerine takıldı. Sınav tarihinin ertelenmesini ve bunun öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendiren MCBÜ Çocuk ve Ergen Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kandemir, “Çocukların üzerinde zaten bir sınav kaygısı var.  Sınav takviminin değiştirilmesiyle var olan bu kaygı daha da artıyor” dedi.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi  (MCBÜ)Çocuk ve Ergen Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Kandemir, Türkiye’deki sınav sisteminin öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik açıklamalarda bulundu.

“SEÇİMLER SINAVI ÖĞRENCİLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”

24 Haziran’da yapılacak olan cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimleri nedeniyle ertelenen üniversite sınavının öğrenciler üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu belirten Doç. Dr. Hasan Kandemir, “Maalesef bu tür gelişmelerin çok olumsuz etkileri olabiliyor.  Kaygının, korkunun en önemli nedeni belirsizliktir. Sınava girecek öğrenciler sınavda neyle karşılaşacaklarını bilmiyorlar. Bunun kaygısı var üzerlerinde. Bir de üzerine sınav tarihini değiştirilmesi onlar üzerinde var olan kaygının daha da artırılmasına neden oluyor. Bir yıl önce belli olan bir sınav tarihi var ve siz kendinizi ona göre ayarlıyorsunuz. İnsanlar diyebilirler ki sınav tarihinin değişmesi neyi değiştirecek.  Öyle düşünmemek lazım. Örneğin seçimlerin ikinci tura kalması sınavınçok muğlak bir tarihe ertelenmesine neden olabilir.  Buda bir umutsuzluk yaratıyor çocukta.   Çocuk burada kendisini bir kobay gibi bir piyon gibi hissedebiliyor. Bu hissiyatla çocuk kendisini çok güçsüz ve çaresiz hissedebiliyor. Sistemin bir an önce netleşmesi gerekiyor” dedi.

“KAYGI BİR SEVİYEYE KADAR OLMALI”

Anne babaların çocuklardaki sınav kaygısını önlemek için yapması gereken noktaları anlatan Kandemir, “ Kaygı bir yere kadar normal bir durumdur.  Bazen anne babaların bu konuda farklı düşünceleri olabiliyor.  Sınavda hiçbir şekilde kaygılanmadançocuğun sınava çok rahat bir şekilde girip, soruları yapıp bu şekilde sınavdan çıkmalarını bekliyorlar.  Böyle bir durum yok. Öncelikle kaygı bir seviyeye kadar olmalı. Bunun olması hatta sağlıklı bir durumdur.  Ama belirli bir seviyeyi geçtikten sonra kaygı çocuğun hayatını olumsuz etkiliyorsa, başarısını etkiliyorsa o zaman bunun üzerinde durmak gerekiyor” diye konuştu.

“SENE BAŞINDAN MÜDAHALE EDİLMELİ”

Çocuklardaki kaygı bozukluğunun sene başından itibaren müdahale edilmesi gerektiğini söyleyen Kandemir, “Çünkü çocukta kaygı durumu varsa ve buna müdahale edilmesi gerekiyorsa bu sınava yakın bir dönemde yapılacak bir önlem değil.   Ailenin bunu sene başından beri, farkında olup çocuğu doktora getirmesi gerekiyor. Normal sınırlarda diyebileceğimiz kaygıyı, nefes egzersizleri, terapi yaklaşımlarıyla azaltabiliyoruz. Ama bir de daha  ciddi kaygı bozukluğu olan bireylerde mutlaka ilaç tedavisi gerekebiliyor.  İlaç veya farmakolojik bir tedavi yapacaksak ta bunun sene başından itibaren uygulanması gerekiyor ki bunun olumlu veya olumsuz sonuçlarını görebilesiniz. Ama genelde  aileleler, sınavdan önceki bir hafta hatta bazen sınavdan önceki son 2,3 günde gelip hocam bizim çocuğumuzda sınav kaygısı var. Biz ne yapabiliriz diye ifade ediyorlar. Yani son dönemlerde aslında yapılabilecek hiçbir şey yok” diye konuştu.

“AİLELERİN BEKLENTİLERİ ÇOK YÜKSEK”

Çağımızda ailelerin çocuklar üzerindeki beklentilerinin çok yüksek olduğunu ve bu durumunda çocuklarda kaygının artmasına neden olduğunu vurgulayan Kandemir, “Beklentiler çok yüksek.  Öncelikle ailelerin çocuğun kapasitesine bakması gerekiyor.  Her anne baba çocuğunun en başarılı olmasını istiyor. Kendilerine göre hedef belirliyorlar. Hedeflerinin olması sağlıklı olsa bile eğer siz kapasiteyle uyumsuz beklentiler ortaya koyarsanız, çocuğun kapasitesi zaten düşük, sizin hayal ettiğinizi yeri kazanamayacak ama siz çocuğun önüne bu beklentiyi koyup da ya sen çalışırsın yaparsın, kazanırsın gibi baştan üzerine bir sıkıntı yaratırsa ve çocuk bir süre sonra kapasitesinin olmadığını hissederse artık yapabileceği şeyin bile gerisinde kalır. Bunun için en önemli nokta kapasiteye göre beklenti oluşturmak. Hatta mümkünse hiç beklenti oluşturmamak” dedi.

“ÇOCUKLARI SOSYAL HAYATTAN KOPARMAYIN”

“Hepimiz psikososyal varlıklarız”diyen Kandemir, “Hepimizin başarıyla okulla sınavla beraber yaşamın diğer sosyal yönlerinin de ekarte edilmemesi lazım.  En önemli şeylerden bir taneside bu. Aileler sınav yaklaştıkça çocuklarına, bütün arkadaşlarınla ilişkilerini kes, onlarla görüşme, gezme, dolaşma gibi bu sene bunları erteleyelim, bunları yapmayalım gibi ifadelerde bulunabiliyorlar ama başarıyı getirebilecek en önemli şey yaşamın her alanıyla çocuğun devam etmesi. Çocuk sadece derslerle ilgilenip, soru çözüp, sosyal hayatını çok geriye atıyorsa ne kadar başarılı olursa olsun bir yerden sonra olumsuz sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Onun için yine ailelere önerebileceğimiz şeylerden bir tanesi çocuğun normal yaşantısını çok değiştirmeden, programlar yaparak ona o şekilde destek olmaya çalışmak faydalı olacaktır. Çocuklara bu sınavların hayatın sonu olmadığını, mutluluğun başarının veya paranın bir tek bu sınavda en başarılı olarak elde edilebileceğini ve bu olmazsa bütün hayatının biteceği gibi bir mesaj verilmemeli.  Bu tabi çocuk rahat olsun. Rahatça sınava girsin, çalışmasın gibi değil o anlamda da hem çocuğu destekleyip çocuğun potansiyelini destekleyerek en iyi verimi alınmalı” dedi.

DOKTOR DESTEĞİNE DİKKATİ ÇEKTİ

Sınav sonrası oluşan ve uzun süre devam eden kaygıya da değinen Kandemir son olarak şöyle dedi: “Sınavın üzerinden uzun süreler geçti.  Hala bunun olumsuz etkisi sürüyorsa o zaman bşr uzmandan destek almakta büyük fayda var.  Çünkü herkesin her olaya verdiği tepki farklı. İlaçla da destek alınması gerekebilir.  Olumsuz bir sınav atlattıkten sonra bu sefer tahmin etmeyeceğiniz ve düşünmeyeceğiniz depresyon oluşabilir.  Depresyonun getirebileceği sıkıntılar sınavın getireceği kaygıdan daha fazla olabiliyor.  Eğer sınavdan dolayı da depresyona giriyorsa çocuk o zaman da destek alınmalı” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER