SON DAKİKA

Manisa Halk Haber
Manisa Halk Haber

CHP Kentsel Dönüşümün Gerçek Yüzünü Anlattı

CHP Kentsel Dönüşümün Gerçek Yüzünü Anlattı
Bu haber 22 Nisan 2018 - 14:23 'de eklendi ve 439 views kez görüntülendi.

 

CHP Yunusemre İlçe Teşkilatı tarafından Manisa’da ‘Kentsel Dönüşüm Çalıştayı’ düzenlendi. Kültür Sitesi Lale Salonu’ndaki çalıştaya CHP İstanbul Milletvekili Dr. Mimar Gülay Yedekçi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Fethi Nazım Obus, Mimarlar Odası Başkanı Ferdi Zeyrek, Harita Mühendisleri Odası Başkanı Sefa Önatlı, Kentsel Planlama Uzmanı Taner Topçu konuşmacı olarak katıldı. Kendilerine yer ayrılan Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi ve çalıştayın düzenlenmesinde öncü olan Laleli Mahalle Muhtarı Bedriye Pehlivan çalıştaya katılmadı. Çalıştayın açılış konuşmasını CHP Yunusemre İlçe Başkanı Serdar Bozyaka yaptı. Bozyaka, kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını, aksine desteklediklerini, ancak rantsal dönüşüme karşı olduklarını dile getirdi. Bozyaka, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tek amacınız deprem riski olan binaları iyileştirmekse, neden altyapısı olmayan, daracık sokakları bulunan mahallelerden başlamadınız? Neden Barbaros’tan, Horozköy’den başlamadınız? Sizin tek derdiniz Amerikan Doları. Sizin derdiniz, yağmacılık. Sizin derdiniz, çökerttiğiniz Türkiye ekonomisi üzerinden son bir vurgun yapmak. Bu projeyle Manisa’ya ihanet edilmek isteniyor. Biz buna müsaade etmeyeceğiz.”

MUHTARA BASKI İDDİASI

Bozyaka, katılımcılar arasında olması beklenen ancak son anda çalıştaya katılmayan Yunusemre Muhtarlar Derneği Başkanı Bedriye Pehlivan’ın neden katılmadığı hakkında da bilgi verdi. Bozyaka, “Yunusemre Muhtarlar Derneği Başkanımız Bedriye Pehlivan’la çalıştayı ortak yaptık. Katılamadı ve bilgi verdi. Dedi ki, “Manisa Valiliği benimle ilgili soruşturma açtı. Bu çalıştaya katılmamam istendi. Bu nedenle anlayışınıza sığınıyorum” ifadelerini kullandı. Çalıştayda CHP İl Başkanı Semih Balaban da kısa bir konuşma yaptı.

İzmir Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, kentsel dönüşümle ilgili bilgi verdi. Selvitopu, düzensiz sağlıksız kent dokularının sağlıklı hale getirilmesi olduğunu söyleyip, “Bu bir  süreçtir.Bizim toplumumuzda kırmızı tapu çok önemlidir, hepimiz ona önem veririz. Kentsel dönüşüm o tapuyu ellerinden alma endişesi yaratmaktadır. Bu projeler uygulanırken halkın projenin içinde olması gerekmektedir. Yerinde dönüşüm kavramı Türkiye’de ortaya koyan İzmir Büyükşehir Belediyesi’dir. Ancak Türkiye’de bu yerinde dönüşümün uygulanamadığını biliyoruz. Bursa’da dönüştürülemeyecek bir alan yaratıldı. Kentsel dönüşüm yaparken kentsel standartların dışına çıkmamalısınız. Yeşil alanları, spor alanları olan bir doku yaratılmalı.Bunu yaratırken orada oturanların hakkını, hukukunu korumaktır. Kentsel dönüşümden önce süren yaşamların kentsel dönüşümden sonra da orada sürdürülmesi gerekir. Biz buna sosyal dönüşüm diyoruz. Bu ihmal edilirse orada oturan insanlar mağdur olurlar.Bunlar bizim toplumsal yaşamımızda önemlidir. Sadece fiziksel olarak düşünürseniz sosyal boyutu kaçırırsınız. İnsanlar fayda değil, zarar görürler. Amacımız insanlara zarar vermek değil, onları rahata kavuşturmak olmalıdır. İzmir’de öncelikle dönüşüm alanı ilan edilirken çok dikkatli olmak gerekir. Bunu yapmadan önce her dönüşüm alanı ilan ettiğimiz yerin fizibilitesini yaptık, kaç katlı binalar olduğunu, esnafın ne kadar olduğunu araştırdık. Daha sonra bir maliyet çıkarıldı. Bu hesaplar yapıldıktan sonra alan tespit edildi. Şimdi bir bakıyorsunuz bir yer dönüşüm alanı ilan edilmiş. Şuanda Karabağlarda 540 hektarlık alan çevre şehircilik bakanlığı tarafından dönüşüm alanı ilan edildi. Bakanlık yetkiyi aldı 2012’de. Sene 2018 bir adım bile atılamadı. Çünkü hiçbir sağlıklı bilgiye dayanmadan yapılan bir işlemdi. Burayı kat karşılığı ihaleye çıkardılar. Yani devletin kamulaştırdığı yeri sonradan özel sektöre kat karşılığı ihale ettiler. Boş alanda yeni bir rant kapısı yaratmak istiyorlar” diye konuştu.

ÖRNEKLER VERDİ

Kendi yaptıkları çalışmalardan örnekler veren Başkan Selvitopu, arsa değeri ve binanın mevcut değerinin tespit edilmesinin önemli olduğunu belirterek, “Malın değerinin karşılığını sağlamak çok önemli. Maliyet değeri üzerinden hesaplar yapıldı. Vatandaşı üzmeden dönüşümü sağlamak çok önemli. Bütün çalışmalar uzlaşı içinde yapılmalı. Kentsel dönüşüm projelerinde kent bütünlüğüne de bakılmalı.” dedi.

AFET RİSKİ DÖNÜŞÜM KANUNUNU ELEŞTİRDİ

CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekçi, barınma sorunun insanların en temel hakkı olduğunu belirterek, deprem riski nedeniyle kentse dönüşümün önemli olduğunu söyledi. Yedekçi, “Mevcut hükümet afet riski altındaki alanların dönüşümü adı altında bir kanun getirdi. Bu kanunla kişilerin mülkiyet hakkını yok saydı. Burası riskli alan ilan ediyorsam istediğimi yaparım dedi. Evleriyle ilgili kendilerinin haberi olmadan bir başkalarının karar verdiği kişiler bu gerçekle yüz yüze kaldılar. Birçok dava açıldı, o davalar kazanıldı. Ama yasanın özü kişinin mülkiyet hakkına saygısızlığı içerdiği için ne kadar değişirse değişsin olmuyor. Bizim kentsel dönüşümle ilgili önerimiz erişilebilir, sürdürülebilir kentsel dönüşüm modelidir. 2 katlı binayı yıkıp yerine 5 katlı binayı yapmanın bir anlamı yok. Kentsel dönüşümde 5 ayaklı bir plan olmalı. Öncelikle halk olmalı. O alan kentsel dönüşüm alanı ilan edildiği süreden başlayarak halkın her süreçte haberi olmalı. İkinci olarak ilçe belediyeleri önemli. İlçe belediyeleri pas geçiliyor. İlçe belediyesi bakanlıkla kardeş şekilde devam ediyor. İlçe belediyesi de duruma hakim olmalı. Üçüncü olarak da müteahhit. Müteahhit makul bir oranda kar etmeli. Benim bir katlı evimi alıp 7 kat yapacak, 6 katını kendine alacak. Biz buna karşıyız. Sivil toplum kuruluşları da önemlidir. Beş unsurun yan yana olması gerekiyor” dedi.

HİÇBİR İMZA ATMAYIN

Manisa’daki dönüşüm alanlarıyla ilgili konuşan Yedekçi, “Manisa’da bu kadar çarpık kentleşme varken, 6-7 katlı çirkin binaların olduğu yer varken niye sizin yerinizi seçtiler? Sizin yaşadığınız alanda emsal şuanda çok düşük. Sizin evlerine sahip çıkılması gerekiyor. Evlerin yıpranmış, eskimiş olabilir. .Benim hayalim iki katlı ev, önünde bir ağaç. İnsanların başka hayali yok. Asla ve asla hiçbir evrakı imzalamayın. Muhtara yapılan baskıyı içişleri bakanlığına soracağım. Hiç kimse bir diğerinin evini zorla alamaz. Burası muz cumhuriyeti değildir. Yok öyle yağma” diye konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜM MODELİ GELİŞTİRDİK

Gülay Yedekçi, konuşmasını söyle sürdürdü: “Bu ülkede namuslu, dürüst ve vatansever insanlar evlerinde huzurla yaşasınlar diye dünyadaki bütün örnekleri tarayıp bir model geliştirdik. Bunu önümüzdeki hafta açıklayacağız. Vatandaşa da söyleyecek sözler var. Evlerinizi kimseye vermeyin. Sahip çıkın. Ama bu evlerden zengin olmak, rant kazanmak gibi hayali olanları oraya yaklaştırmayın. Ama siz de böyle beklentiler içine girmeyin. Deprem güvenliği olan ev beklentiniz olsun. 2 katlı bahçeli evinizi verip bir apartmanın 3’üncü katına çıkmayın.”

DEPREM PARALARINA NE OLDU

CHP’li Yedekçi, Türkiye’de toplanan deprem paralarının akıbetini sordu. Yedekçi, “Türkiye’de deprem gerçeği varken, hastaneleri, kamu binalarını yenileyin. Deprem paraları var, ne oldu diye soruyoruz. O yollar onların evine doğru çıkıyor. Kaç katrilyon para toplandı. Deprem güvenlikli yapıların yapılması hükümetin görevidir. Ama artık bir şey söylememize gerek kalmadı. Biz 25 haziranda bu ülkede hak, hukuk, adalet kavramını eşit kılacağız. Seçim yaklaştı iyi oldu, onların gidiş tarihi yaklaştı. Adama da yazıktır.Bir adam jinekolog, mimar, kent bilimci, başbakan, cumhurbaşkanı olunca yoruldu. Ben 4 ay daha dayanamam dedi, 2 ay gücüm kaldı dedi. bu ülkeyi gerçek sahiplerine teslim edelim dedi. biz de genç, birikimli, liyakatli olarak ülkeyi yönetmeye talibiz” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Laleli, Mutlu, Lalapaşa ve Mesir Mahallelerinden toplantıya katılan vatandaşların soruları cevaplandı. Toplantıya katılan vatandaşlar bazıları, evlerini vermemek için İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceklerini söyledi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER