Songur İçin Fabrika Önünde Eylem

04 Mart 2018 - 11:47 'de eklendi ve 212 views kez görüntülendi.
resim

Aydın Adnan Menderes Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak mezun olan Hasan Sungur Sarp Plastik fabrikasında başladığı işinin 20. gününde pres makinesinin altında yaşamını yitirdi.

Ataması yapılamayan Songur’un hayatını kaybettiği fabrika önünde, Manisa Emek Demokrasi Platformu ve Organize Sanayi işçileri, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP İl Başkanı Semih Balaban, Hasan Songur’un kardeşleri Feyzullah ve Orhan Songur’un katılımıyla protesto edildi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel yaptığı açıklamada, Hasan Sungur’un kendi sosyal medya hesabından ‘öğretmenim ama ne iş olursa yaparım’ diyerek yaptığı anlam yüklü bir paylaşımda bulunduğunu ifade ederek, “Hasan çaresizce girdiği fabrikada 400 tonluk presin altında feci şekilde öldü. Oysa ki sistem onu atamış olsaydı 400 km ötede çocuklara ders veriyor olacaktı” dedi.

CHP’li Özel açıklamasının devamında, “Eğitim verdik diyorlar yalan. Soma’da da 301 kişinin 46’sı henüz işe gireli 3 gün olan gençlerdi. Eğitim de görülüyorlardı. Burada da eğitim verdik diyorlar, açıkça söylüyoruz yalan. Böyle bir makinenin operatörü olmayan Hasan’ın eğitimi yetmezdi. Hasan’ın eğitimi çocuklara ders öğretmek içindi. Ama Hasan mahkum edildiği o açlık içinde o aletin başına geçti ve geçişinin 20. gününde Hasan’ın üzerine bu emek sömürüsünün 400 tonluk ağırlığı çöktü. Hasan’ın üzerine çöken ve hepimizin üzerinde olan sistemin yüküdür. İki şeyin rengi olmaz, biri işçinin alın teri, iki anaların gözyaşının rengi. Alın teri Kürtün, Türkün, Alevinin, Laz’ın, Çerkez’in fark etmez, alnının terinin karşılığını alamayanlar garibanlardır. Ama Türkiye’de akan gözyaşlarının sahibi fakir analardır, iş cinayetlerinde onların çocukları ölür, Afrin’de onların çocukları ölür. Bu ölümleri durdurmak ölenleri değiştirmekle değil, öldürenleri değiştirmekle mümkündür” dedi. İşçi sınıfı, emekçiler, emeği sömürülenler için tarlada, madende, okulda, devlet dairesinde, fabrikada da olsa ortak bir mücadelenin önemli olduğunu vurgulayan Özel; “Bu sadece parti meselesi, siyasi bir mücadele değil ezenlere karşı ezilenlerin varlık yokluk mücadelesidir. Bütün emekçilere bütün ezilenlere bu Saray rejimine karşı bu dikta rejimine karşı birlikte olmaya mücadeleyi örmeye önümüzdeki ilk fırsatta mevcut iktidarı alaşağı edip, halkın ve emeğin iktidarını kurmaya davet ediyorum. Kurtuluş buradır” dedi. ‘Sermaye çarkında ölmek istemiyoruz’, ‘Hasan’ın katili patron devlet birliği’, ‘Kader, kaza değil cinayet bu’ sloganları atan kitle adına açıklamayı Eğitim Sen Manisa Şube Başkanı Metin Demirel okudu.  Demirel, “İş Cinayetleriyle Mücadele Gününde olmak tarihin ilginç bir tesadüfü olsa gerek. Öğrendik ki Hasan Songur Sarp Pastik’te çalışıyor ama Deltaş taşeron şirketinin işçisi imiş. Yani taşeronun taşeronu. Taşeron çalışma şekli zaten insan onuruna yaraşır bir çalışma şekli değildir” diyerek, Hasan’ın ölümünün cinayet olduğunu vurguladı. İşçi ölümlerinin birleşik bir mücadeleyi zorunlu kıldığını belirten Demirel, “işveren ve sermaye ağzı ile konuşup ölümleri meşrulaştırma çabaları son bulmalıdır. Üniversite mezunu genç öğretmen adaylarının kadrolu ve güvenceli olarak atanması ile, iş güvenliği ve sendikalı bir şekilde çalışma ortamı talebi ile aynı taleptir. İş güvenliği önlemlerinin alınmadığı ölümcül çalışma koşullarında çalışmak zorundaki işçinin mücadelesi ve kamu emekçilerinin mücadelesi iç içedir. Tercihini emekçilerin güvenceli çalışmasından yana değil işverenlerin daha fazla kâr etmesinden yana yapan iktidarın bu adımları, ölümleri önlemek yerine artıracaktır “dedi. “İşçiler, kamu emekçileri ve ezilenler artık sermayenin gerçekleri göstermeme çabasını boşa düşürmelidir” diyen Demirel, “Sınıf mücadelesine inanan ileri bilinçli işçi ve kamu emekçileri insiyatif alarak mücadelenin önünü açmalıdır. Başka bir kurtuluş yolu yoktur. Emeği ile geçinen milyonlarca işçi kamu emekçisi ve bütün toplum duruma müdahale etmelidir. Kurtuluş emekçiler olarak bizlerin elindedir” şeklinde konuştu.

Eyleme katılan Hasan Songur’un ağabeyi Feyzullah Songur, “Biz Hasan Songur’un davasını bir ailevi dava olarak görmüyoruz. Biz bunu Türkiye’nin davası olarak görüyoruz. Ülkede artık bazı şeylerin değişmesi gerekiyor. Güçlünün haklı değil, haklının her zaman güçlü olması lazım.” dedi.  Diğer ağabey Orhan Songur ise, Hasan Songur’un sosyal medya hesabından paylaştığı sözü söyleyerek, “Öğretmenim ama ne iş olsa yaparım demişti Hasan, bu Türkiye’de gelinen halin özetidir. Başka Hasan Songurlar ölmesin artık.Hasan’ın ailesi olarak fabrika aleyhine davacıyız. Sorumluların cezalandırılmalarını istiyoruz. Savcılık soruşturması bittikten sonra davanın takipçisi olacağız. Hakkımızı, Hasan’ın hakkını sonuna kadar arayacağız” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.